Askıdan 60 gün sonra doğrudan plana karşı açılan dava süresinde

Davacı tarafından, bakanlığa başvuruda bulunularak plan değişikliği istenilmiş ise de istemin reddi yolundaki işlemin değil doğrudan planın iptalinin istenmiş olması karşısında, genel düzenleyici işlem niteliğinde bulunan dava konusu plana doğrudan açıldığının kabulü gereken davada süreaşımı bulunduğu hk. Danıştay Altıncı Dairesinin 11.5.2005 gün ve E:2005/182, K:2005/1740 sayılı kararı.



Davacı tarafından, bakanlığa başvuruda bulunularak plan değişikliği istenilmiş ise de istemin reddi yolundaki işlemin değil doğrudan planın iptalinin istenmiş olması karşısında, genel düzenleyici işlem niteliğinde bulunan dava konusu plana doğrudan açıldığının kabulü gereken davada süreaşımı bulunduğu hk. Danıştay Altıncı Dairesinin 11.5.2005 gün ve E:2005/182, K:2005/1740 sayılı kararı.


Davacı :TMMOB Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği
Vekili : Av?. -Av. ?
Davalılar : Çevre ve Orman Bakanlığı-ANKARA
İstemin Özeti :Muğla, Milas'da 19.6.1998 günü onaylanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının iptali istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Danıştay Tetkik Hakimi Şule Tataroğlu'nun raporu ile dosyadaki belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3622 sayılı Kanunla değişik 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Dava, Muğla, Milas'da 19.6.1998 günü onaylanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun, "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir" hükmü yer almış, 9. maddesinde;"Bakanlık gerekli görülen hallerde, kamu yapıları ile ilgili imar planı ve değişikliklerinin, umumi hayata müessir afetler dolayısıyla veya toplu konut uygulaması veya Gecekondu Kanununun uygulanması amacıyla yapılması gereken planların ve plan değişikliklerinin, birden fazla belediyeyi ilgilendiren metropoliten imar planlarının veya içerisinden veya civarından demiryolu veya karayolu geçen, hava meydanı bulunan veya havayolu veya denizyolu bağlantısı bulunan yerlerdeki imar ve yerleşme planlarının tamamını veya bir kısmını, ilgili belediyelere veya diğer idarelere bu yolda bilgi vererek ve gerektiğinde işbirliği sağlayarak yapmaya,yaptırmaya, değiştirmeye ve re'sen onaylamaya yetkilidir. Kesinleşen planlar ilgili belediyelere ve valiliklere tebliğ edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Hangi ölçekte olursa olsun, imar planları genel düzenleyici işlemler olduklarından ilgilileri hakkında sonuç doğurabilmeleri için ilan edilmek suretiyle kesinleştirilmeleri zorunludur. Belediye meclisince kabul edilmekle veya bakanlıkça onanmakla yürürlüğe giren 3194 sayılı Yasada belirtilen imar planlarının kesinleşmeleri için aynı madde hükmü uyarınca bir ay süreyle askıya çıkarılmak suretiyle ilan edilmeleri gerekmektedir.
Nitekim, İmar Planı Yapılması ve Değişikliklerine Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 4. maddesinde İmar Kanunu doğrultusunda yapılan değişiklik ile; Bakanlıkça onaylanarak yürürlüğe giren çevre düzeni planlarının plan kapsamında bulunan ilgili idarelere ve ilgili kurum ve kuruluşlara gönderileceği, planların ilgili idarelerce bir ay süre ile ilan edileceği, askı süresi içinde plan kararlarına gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının itiraz edebileceği,itirazların, itiraza konu alanla ilgili belediye veya valiliğe yapılacağı,idarenin görüşü ile valilikçe Bakanlığa gönderilen itirazların Bakanlıkça, Yönetmelik hükümleri kapsamında değerlendirileceği ve sonuçlandırılacağı, çevre düzeni planlarında yapılacak revizyon, ilave ve değişikliklerin de aynı usüllere tabi olduğu kuralı getirilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, aynı Yasanın "Üst Makamlara Başvurma" başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması,
değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmış, yine aynı Yasa'nın 10. maddesinde, "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurubilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmü getirilmiştir.
Anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuru için, 3194 sayılı Yasanın 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar Planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması, planın 10.madde kapsamında başvuru yapılarak değiştirilmesinin istenilmesi halinde verilecek cevabın da dava konusu edilmesi gerekmektedir.İmar planlarının ruhsat, imar durumu, kamulaştırma vs gibi uygulama işlemlerinden birinin tesis edilmesi halinde bu işlemle birlikte planın da iptali istemiyle dava açılması mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 1/25.000 ölçekli planın Boğaziçi köyünde bulunan Tuzla Sulak alanı ve çevresinde turizm nitelikli yapılaşmaları öngören Vitrapark projesine verilen ÇED olumlu kararı ve dayanağı 19.6.1998 onaylı 1/25000 ölçekli planın iptali istemiyle 24.9.2004 gününde açılan davada, dava dilekçesinin Danıştay Altıncı Dairesinin 26.11.2004 günlü E:2004/5871, K:2004/5998 sayılı kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca ÇED olumlu kararına ilişkin uyuşmazlığın Danıştay'ın görev alanına girmediği gerekçesiyle 1/25000 ölçekli plan değişikliğinin iptali istemiyle Danıştay'da, diğer işleme karşı İdare Mahkemesinde ayrı dava açılmak üzere reddedilmesi üzerine yenilenen bu davada 1/25.000 ölçekli planın iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda anılan Vitrapark projesine verilen ÇED olumlu kararı Çevre mevzuatı gereği başlatılan bir sürecin sonucu olup sözkonusu karar plan uygulama araçlarından biri değildir.
Davacı tarafından 11.6.2004 gününde 2577 sayılı Yasanın 10.maddesi kapsamında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ve Çevre ve Orman Bakanlığına başvuruda bulunularak plan değişikliği istenilmiş ise de bu istemlerin reddi yolundaki işlemin değil doğrudan 19.6.1998 onaylı planın iptalinin istenmiş olması karşısında yukarıda içeriği yazılı yasal düzenlemeler uyarınca genel düzenleyici işlem niteliğinde bulunan dava konusu 1/25.000 ölçekli imar planına karşı doğrudan açıldığının kabulü gereken bu davanın anılan planın son ilan tarihini izleyen günden itibaren sözü edilen maddelerde öngörülen süreler içerisinde açılması gerekmektedir.
Bu durumda belirtilen süreler geçirildikten sonra, açılan davada süreaşımı bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu 1/25.000 ölçekli plana karşı açılan davanın süreaşımı nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11.5.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !